Sonunda gittim bu müthiş filme. 5 Aralık’ta vizyona girmesine rağmen, dün yazdığım şu twitter mesajımdaki saatlerde gitmeyi planladım ve 19:00 oturumuna yetiştim. Manisa Çınar Center’da izledim filmi. Bu arada beni sinemaya yetiştiren dolmuşçuya da sevgiler.
G.O.R.A’dan farklıydı A.R.O.G. Küfür çok da göremedik, bazı küfürler ise güzel zamanlarda gelmişti. Özellikle “Sımsıkı taş gibi”den sonraki kısım olabilir
Hikaye
Filmin öyküsünü, “Fragmanlar her şeyi anlatıyor” başlıklı yazımda tahmin ettiğim gibi çok beğendim. O yazımdaki sondan birinci paragrafa ek olarak; Cem Yılmaz’ın filmi çok güzel yazılmış, zira hikaye Taş Devri’ndeki birini anlatıyor ve “neler yaptı” diye ayrıntı veremez, bu yüzden merak uyandırıcı işte. Yanlış anlamayın, takdir ettiğimden.
Rekor kırmış
Bugün okuduğum gazete haberine göre film rekor da kırmış. Şöyle ki; ilk gün 350 bin kişi tarafından izlenirken; G.O.R.A’yı 230 bin, Kurtlar Vadisi Irak’ı 320 bin, Recep İvedik’i ise 211 bin kişi izlemiş.
Bu arada hâlâ gitmediyseniz şunu söyleyeyim: çok güleceksiniz.
Biliyorsunuz Rafet El Roman’ın son zamanlarda “Aşk-ı Virane” isimli şarkıda düet yaparak tüm ülkeye tanıttığı Yusuf Güney’i. Ancak, Yusuf Güney bundan önce de şarkı söylüyordu, bunu bilmiyor olabilirsiniz. Bir çoğunuz bilmediği için ben de bunu bir dinleteyim dedim.
İşte Yusuf Güney’in “Güney” ismiyle kaydettiği Rap şarkı düeti “Yüreğim Yanıyor“:
Eşlik edenler: Xir (Gökdeniz), Rahdan Vandal, Kılıç.
Ferhat Göçer’den sonra Rafet El Roman da sanırım gençliğe yatırım yapıyor, onları yaptığı şarkıları solo veya düet şeklinde söylüyor
İzmir’li, ve kendini İzmir’li hisseden, kıssası İzmir civarındaki Türk Blog Yazarları 3. kez İzmir’de buluştu. Bu toplantı, ilk katıldığım blog yazarları toplantısı ünvanını taşıyor
Buluşmayı Alişko(Ali Bahşişoğlu) düzenledi, şurada teşvik blog yazısı mevcut hatta. “Kimler katıldı” listesi tutuldu, fotoğraflar çekildi. Bunları Alişko kendi blogundan ve Flickr’dan paylaştı.
Alişko’nun yazısına hiç bir yorum bırakmamış, Facebook etkinliklerinde “katılmıyor” diye işaretlemiştim, ki son anda Orçun‘un iknasıyla yine onunla buluşup gittik
Gayet hoştu, çok güldük. Konuştuk, ettik. Bizi en güldüren, Serkan Urhan’ın son zamanlardaki spam e-posta gönderimiydi Buluşmaya biz çimenlerde başladık. Başak abla katılınca Kordon’da bir yere gittik, oturduk. Öncesinde bizden evvel gelenler falan bir yerde oturuyorlarmış sanırım. Buluşmanın son vakitlerinde de bazıları kalarak bir mekanda takılınmış sanıyorum, ben yoktum o zaman, yolu bulamam diye sağolsun Erdal Erdoğdu beni bıraktı Öyleydi, öyleymiş. Benim açımdan böyleydi.
Ben de sizin gibi merak içerisindeyim blogcuların ne düşündüğü konusunda. Ama bu buluşma hakkaten taş gibi olmuş
Serkan Urhan ile yaptığımız bu röportajda; blogu, kendisi ve mesleği ile ilgili sorular sorduk. Açıkcası hakkında verdiği bilgilerden daha fazla bilgi alabileceğiniz bir söyleşi oldu. İşte söyleşimiz:
Öncelikle biraz kendinizden, hayatınızdan içinizden geldiği gibi bahseder misiniz?
Bahsedeyim, Adım Soyadım blogumun alan adıyla aynı yani Serkan URHAN, 23 yaşında Terazi burcu olan İzmir’de hayatını sürdürmeye çalışan bir grafikerim. Evliyim, hayatımın genelinde işim var, zira sabahtan akşama kadar ajansa çiviliyim adeta.
Peki niye blogculuk?
Tek sebebi popülerite. Ama öyle insanlar beni bilsin, tanısınlar tarzında bir popüleriteden bahsetmiyorum. Okunurluk, yorumlar bunlar beni heyecanlandırıyor. İnsanların düşüncelerime katılmasına, ya da tezat görüşler öne sürmelerine bayılıyorum. Asıl amaç blogculuk değildi o ayrı tabi… (burada sorman gereken soruyu biliyorsun:))
Asıl amaç neydi?
Asıl amaç grafikerlikten edindiğim tecrübeyi, deneyimi paylaşmaktı. Zaten blogun çıkış noktasını da sitenin adına yansıttım. Bir Grafikerin Web Günlüğü, yazan Serkan URHAN. Ama olmadı, işten güçten grafikerlik hususunda yazmayı başaramadık, zaten o kadar çok yazan, ders anlatımlı siteler var ki, bir de ben girip de iyice grafiker olmak isteyen genç arkadaşların kafasını karıştırmıyayım dedim, günlüğe dönüştürdüm. İsim aynı kaldı tabi. Eleştiriler var bu konuda, “Niye Bir Grafikerin Web Günlüğü burda grafikerlik ile alakalı bir yazı yok ki” diyenler var, umarım bu da onlara cevap olmuştur.
Mesleğiniz grafik tasarımcılığının Türkiye’deki konumu nedir sizce?
Çok güzel bir soruyu yarası bulunan birisine yönelttin. Grafikerlik popüler bir meslek oldu ancak, popülerliğin getirdiği zararlar da hayli fazla, zira birbiri ardına açılan grafikerlik kursları amaçlarından tamamen sapmış sadece programın eğitimini verip haydi grafikersiniz deyip sertifika ile insanları yolluyorlar tabiki bu insanlar öğrendikleri şeyleri meslekte uygulayamayınca ortaya hazin bir sonuç çıkıyor: “Grafiker Çöplüğü”. Evet bu kavram acımasız değil. zira sonuç tam olarak bu, bu sonuç usta grafikerlere de zarar veriyor. Piyasadaki grafikerlerin(!) fazla oluşu işvereni düşündürüyor, bu işin kolay olduğunu düşünüyor ve rakamları aşağıya çekiyorlar. Bu da gerçek hakedilen paranın grafikerlere ulaşmasını engelliyor. Grafik Tasarımcılığın konumu iyi ancak bu işin basitleştirilmesine her gerçek grafiker gibi ben de karşıyım. Ben bu işi kendim öğrendim ne bir kurs, ne başka bir şey. Okuluna gitmek de ne derece faydalı gördüğüm kadarıyla onun da hazin örnekleri var, grafikerlik okulda öğrenilmez, deneyim ve tecrübe ile öğrenilebilir.
Mesleğiniz ile ilgili bir soru daha. Bir yere bağlı olarak kişisel çalışıyorsunuz, peki bağlı olduğunuz ajansta sıkıldığınızda ne gibi grafikler ortaya çıkabilir?
İşyerimde inanın hiç boş zamanım olmuyor, evimde ise genelde web alanında çalışıyorum, çizim için hiç çalışma fırsatım olmadı. Bir tabletim olursa belki.
Son olarak blogumuz hakkında ve, özellikle son zamanlarda bir çok blogcuya öncülük yapan bu konudaki bölümümüz “Eleştiriyoruz” hakkında neler söyleyebilirsiniz?
Blogunu senin sayende tanıdım sanırım, ya da ben öyle tanıyorum, gelişime yönelik bir blog. Özellikle kendi alan adına geçiş yapmanla bu daha da hız kazanıyor. Eleştiriyoruz bölümüne konuk olmaktan çok mutlu oldum. Umarım birçok ünlü ‘blogger’ı da bu bölümüne kabul edersin.
Grafik çizim mesleğini icra eden ve hobi olarak blog yazan, blogumuzla doğum ayı aynı olan, ve şu an 22 yaşındaki bir insan o. Sanırım dinlediği müzik tarzı Rap konusunda sahne tecrübesi de vardı. Kendisine başarılar diliyorum.
3 Ağustos 2008 Pazar günü, Eleştiriyoruz kategorisinde Yalçın'dan başkası yayımlamadı.
Oğuzhan Koç, son zamanlarda ekranlarda beğeni gören “Çok Güzel Hareket Bunlar”da yer alan BKM oyuncusu. Gerçi BKM’nin alt kadrosu BKM Mutfak’ın tümü yer alıyor ama Gördüğüm kadarıyla internete 3 şarkısını daha vermiş, yani toplam 4 şarkısı internette, işte bu patlamış en çok. Al Ahını, Giden Günlerim Oldu, Aduket diğer şarkıların adları da. İnternette dedim, zira daha bir çok bestesi bulunmaktaymış kendisinin.
Şarkının sözleri şöyle (Gül ki Sevgilim)
Bu sabah yerini kimler almış diye düşündüm kalktığımda
Hiç biri seni, hiç biri beni, hiç bir bizi anlamamış
Bu sabah telefonu hiç açmadım, çaldı durdu aldırmadım
Hiç birşey seni seni düşünmemi engelemez ben anladım, bu sabah
(Nakarat 2x)
Gül ki sevgilim gül ki gözlerin solmasın sakın aşk çiçeğim
Gel biraz bana gel biraz daha arşa çıksın nağmelerim
Bu sabah adını boş kağıtlara yazdım, astım duvarlara
Ben bir tek seni eski günleri istededim canım anlasana
Bu sabah yatağım boş kısmını resimlerinle süsledim
Gördün halimi anla derdimi ne olur dön çok özledim bu sabah
(Nakarat 2x)
Gül ki sevgilim gül ki gözlerin solmasın sakın aşk çiçeğim
Gel biraz bana gel biraz daha arşa çıksın nağmelerim (hadi gel)
Gül ki Sevgilim:
29 Temmuz 2008 Salı günü, Eğlence kategorisinde Yalçın'dan başkası yayımlamadı.
Electronic Arts bildiğiniz üzere Hasbro’nun da oyunlarını yapıyor ve ünlü kelime oyunu Scrabble da ona ait. Çok da uzun bir zamanda olmayan, benzerini Hintli iki kafadarın Facebookuygulaması olarak yapması sonucu EA, iki kafadarı mahkemeye vermiş. Mahkemeden sonuç alamayan EA, Scrabolous oyununun popülerliğinden bırakarak Scrabble’ı, Facebookuygulaması haline getirmiş. Scrabble’ın Facebook uygulamasına buradan girebilirsiniz.
8 Temmuz 2008 Salı günü, İnternet kategorisinde Yalçın'dan başkası yayımlamadı.
Biraz şaşırtıcı, şahsen ben hiç 4 yaprak yonca bile görmedim ancak web sınırları aşıyor, gördürüyor Resmi bulunan 21 yapraklı bu yoncayı 3 Haziran günü çiftçi Shigeo Obara kendi bahçesinde bulmuş. Daha önceki rekoru da 18 yapraklı bir yoncaymış. Bu çiftçi 50 yılı aşkın süredir yoncalarla alakalı araştırmalar yapıyormuş.
27 Haziran 2008 Cuma günü, Hayat kategorisinde Yalçın'dan başkası yayımlamadı.
Coyote ve Y4 yapımı bu program ile Opendns’in DNS adreslerine hızlı geçiş yapabilir, aynı şekilde tekrar varsayılan DNSlerinize dönebilirsiniz.
SmartDNS’yi buradan indirebilirsiniz. İyi kullanımlar (:
SmartDNS sayesinde Türkiye’den yasaklı sitelere, OpenDNS’nin DNSlerine anında geçip gezebilirsiniz. Daha sonra OpenDNS ile ilgili bir sorununuz oluştuğunda(oyunlar ping yükselimi vb.) ve yasaklı sitelere girmediğiniz zamanda varsayılan DNSlerinize yine tek tuşla geçebilirsiniz.
DNS ayarlarının etkinleşmesi uzun sürmez. Sadece web tarayıcınızı ve ağ bağlantıları ile ilgili pencereleri kapatmanız yeterli. Daha sonra beklemeden internetinize varsayılan DNSlerde devam edebilirsiniz.
Önemli: Bu arada program üzerinde Türk Telekom yazsa da varsayılan DNS’ye geçer
12 Haziran 2008 Perşembe günü, Yazılım kategorisinde Yalçın'dan başkası yayımlamadı.
Aşağıdaki videodan önce numarayı sonra, nasıl yapılıyor görebilirsiniz. Aslında ben o alt standın bir numarasının olduğunu anlamıştım. Demek ki olay standda bitiyor.
Ayrıca bu sihirbazlık numarasından başka blogumuzda şurada da pinpon topuyla bir sis bombası nasıl yapılır göstermiştim, meraklısı oraya da uğrayabilir
9 Haziran 2008 Pazartesi günü, Eğlence kategorisinde Yalçın'dan başkası yayımlamadı.
Alexa ranking, siteler için çok önemlidir. Reklamlar alınır, verilir bu yüzden. Burada yükselmenin önemi ne ki, derseniz de hiç birşey diyemem ama Alexa top 100 olmadıktan sonra hala çok saçma.
Amazon‘un denilen Alexa oluşumunun arkasında Microsoft‘un olduğu ve hatta Microsoft’un, Windows işletim sistemlerinde casus kullanarak Alexa’ya katkı sağladığı biliniyor.
Neyse. Alexa aracı AlexaFight sayesinde de iki web sitesi arasındaki Alexa sıralama değerleri kapıştırılabiliyor. Sitede ayrıca diğer kişilerin yaptığı son karşılaştırma sitelerini görebiliyorsunuz. Tabii en çok yapılanları da.
Ayrıca web tarayıcınıza Alexa Toolbar‘ı kurmayı unutmayın.
7 Mayıs 2008 Çarşamba günü, İnternet kategorisinde Yalçın'dan başkası yayımlamadı.